Yok olan buzullar belgelendi!

-
Aa
+
a
a
a

Greenpeace

7 Agustos 2002, Svalbard, Kuzey Kutbu: Greenpeace bugün yaptığı bir basın toplantısıyla, bayrak gemisi Rainbow Warrior’la Kuzey Kutbu’ndaki Svalbard adalarındaki buzullara yapılan bilimsel yolculuğun sonuçlarını açıkladı: İklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar ve kar ve yağmur yağışındaki değişikliklere bağlı olarak, bu buzulların bazılarında yılda 150 metreye varan geri çekilmeler gözlenmektedir.

Svalbard’daki Greenpeace iklim kampanyası sorumlusu Truls Gulowsen’e göre, “Kongsvegen buzulunun yılda 150 metrelik çekilmesi, dünya çağında yaşanan benzer olayların yalnızca bir örneğidir. Buzullar yalnızca olağanüstü manzaralar olmakla kalmaz, milyonlarca insanın, hayvanın ve bitkinin su kaynaklarıdır. Petrol, kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yarattığı sera etkisi nedeniyle artan sıcaklıklar, buzulları yok ediyor. Fosil yakıt bağımlılığımızdan kurtulmazsak, önce buzulların, ardından da milyarlarca yaşamın mahvolması riskini göze alıyoruz demektir.”

Greenpeace bugün, iklim değişikliğinin sonuclarını belgelemek amacıyla, internette dünyanın çeşitli yerlerindeki buzulların tarihi ve güncel görüntülerini karşılaştıran fotoğrafları yayınlamaya başlıyor. Greenpeace’in www.greenpeace.org  adresinde yer alan eşleştirilmiş fotoğlaflarda, ABD, Peru, Yeni Zelanda, Nepal, Avusturya, Uganda ve Kuzey Kutbu’nda Svalbard (Norveç) buzullarının durumunu ve bu buzullara ilişkin bilgileri bulabilirsiniz.

Uluslararası Kar ve Buz Komisyonu ve Hindistan’in Yeni Delhi kentindeki Jawaharlal Nehru Üniversitesi Çevre Bilimleri Okulu’na göre, Himalayalar’daki buzullar dünyanın diğer yerlerindeki buzullardan çok daha fazla eriyerek çekilmektedir. Eğer erime bu hızla devam ederse, bu buzulların 2035 yılına kadar yok olması büyük bir olasılıktır. Dünya nüfusunun üçte biri olan 2 milyardan fazla insanın, içme suyu bulabilmesi Himalayalar’dan kaynaklanan ırmaklara bağlıdır. Eğer Himalaya buzulları ortadan kalkarsa, bunun çok yıkıcı etkileri olacaktır.

Kongsfjorden’deki (Norvec) Svalbard buzulları 1900’lerin başından itibaren neredeyse sürekli bir çekilme içindeydi ve Blomstrandbreen buzulu son 80 yılda 2 km geri çekilmişti. 1960’tan itibaren ise bu buzulda gözlenen ortalama çekilme artarak, yılda 35 metreye ulaşmış ve son on yılda iyice hızlanmıştır. Buzul, 1992 yılına dek eski Blomstrandhalvøya yarımadasına bağlıyken, şimdi artık bir adaya dönüşmüş olan Blomstrandhalvøya ile hızla çekilen buzulun ucu arasında 1 kilometrelik bir geçit ortaya çıkmıştır.

Kongsbreen kompleksinin Kongsvegen buzulu ise son 50 yıl içinde yılda yaklaşık 150 metre geri çekilmiştir. Bölgedeki diğer buzullar da aynı kötü sonucları paylaşmaktadır. Conwaybreen, 1880’den beri 3,5 kilometre, 14 Julybreen ise 1906’dan beri 2 kilometre çekilmiştir.

Greenpeace’in Rainbow Warrior’la gerçekleştirdiği Svalbard buzullarını belgeleme çalışmalarına, Oslo Universitesi’nden Profesor Jon Ove Hagen ve Norveç Kutup Enstitüsü katılmıştır.

Professor Ove Hagen şöyle diyor: "Kongsfjorden’de gördüğümüz buzul çekilmeleri, son yüzyıldaki iklim değişikliklerine bağlıdır. Küresel ısınma, iklim modellerinin öngördüğü biçimde devam ederse, Alaska ve dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi, bu buzullardaki erimenin de gelecekte hızlanmasını bekliyoruz.”

Greenpeace’in Uluslararası İklim Kampanyası Koordinatörü Benedict Southworth ise şunları anlatıyor: “İklim değişikliği küresel bir sorundur – yalnızca dünya buzullarını kaybetme riski ile değil, artan seller, kuraklıklar, kasırgalar, mercanların olumu, deniz seviyelerinde yükselme ve böceklerle taşınan salgın hastalıkların yaygınlaşması gibi birçok farklı etkiyle karşı karşıyayız.”

Southworth, "Dünya hükümetleri bu ayın sonunda Dünya Zirvesi için Johannesburg’da buluşacaklar. Greenpeace, onlara, çevreyi korumak için şimdi harekete geçmezlerse nelerin tehlikede

olduğunu anımsatmak için -kelimenin tam anlamıyla- dünyanın en uç noktalarına kadar gitti. İklim değişikliği yalnızca Kuzey Kutbu değil tüm dünyanın canını yakıyor. Enerji yaşamsal bir konu ve hükümetler artık bu konuyu doğru anlamak zorundadır!”

Greenpeace yürüttüğü kampanyalarla, hükümetlerin Johannesburg Dünya Zirvesi’nde, elektriği olmayan iki milyar insana temiz ve ucuz yenilenebilir enerji sağlamaları kararını almalarını ve 2010 yılına kadar dünya elektriğinin %10’unun yenilenebilir ve nerden sağlanacağını garanti etmelerini talep etmektedir.

Svalbard yolculuğu, Greenpeace'in nükleer enerji ve fosil yakıtlara karşı sürdürdüğu kampanya çerçevesindeki Olumlu Enerjiyi Seçin turunun kuzey ayağını oluşturmuştur. Greenpeace’in Arctic Sunrise gemisi ise şu anda rüzgar, güneş ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını desteklemek ve kömürlü termik santrallara karşı çıkmak amacıyla Güney Çin Denizi’ndeki çalışmaları yürütmektedir.

Buzulların karşılaştırmalı fotoğrafları icin: http://www.greenpeace.org